Emrah AYHAN

Kuyu Bu linki sık kullanılanlara ekle

Pazartesi, Kasım 23rd, 2009

aykiri59


KUYU


saçlarımda gördüğün


kördüğüm


hüznün kırağısı


benim ülkem


toprağını tanrılardan kopardım


kanayıp suladım fidanlarını


vadilerinde dile geldi şiir


her biri bir tanrının enkazı


şimdi kuyuda yusuf’um


giren çıkan hadsiz kanımda


Kırmızı nasılsa çeker öfkeyi


Lekeler az çok beyazı


öyle çitiler nefret teri


kuyuda yusuf’um umudum salıncak


kuyudayım karanlık bakışımı alacak


şimdi uykusunda kuyunun


yılkılar görürüm kınalı saçları


yılkılar her yerde ruhları sıcak


yılkılar hüznümün kıyısına yakın


kuyuda uyku kaçacak delik arayacak             


 


emrah ayhan

Benim Biricik Oğlum Bu linki sık kullanılanlara ekle

Perşembe, Ekim 15th, 2009

Benİm Bİrİcİk Oğlum

Müthiş bir insan olacak benim oğlum. Dünyanın bütün bilgilerini öğrenecek, tüm testleri çabucak çözebilecek. Zaten iki yaşından beri bilgisayarla iç içe. Üç yaşındayken bilgisayarı açıp kapatabiliyor; hatta tek başına bilgisayara cd yerleştirip çizgi film seyredebiliyordu. Annesi bile yapamaz, onun daha bu yaşta yapabildiklerini.

İşletmeci olacak benim oğlum. O henüz küçük bir bebekken, her sabah evden çıkmadan önce, annesine sıkı sıkı tembih ederdim, oğluma yemeğini yedirirken televizyonda reklamları seyrettir, diye. Bir süre sonra reklam seyretmeden yemek yemez olmuştu da, tam istediğim gibi, doğuştan ticarete meraklı olduğunu işte o zaman anlamış ve gurur duymuştum oğlumla.

Bu sabah ne kadar da heyecanlıydı, okula girerken. Bizden ayrılırken gözleri doldu; ama yakında alışır okuluna. Ne de olsa ilkokul, lise, üniversite derken on altı sene devam edecek eğitimi. Yüksek lisans ve doktorayı saymazsak tabi. Zamanla okulun dikenli tellerle korunaklı yüksek duvarları arasında kendisini emniyette hissetmesini öğrenecek.

Öğretmeni disiplinli birine benziyordu. İnsan hayatı boyunca özellikle ilkokul öğretmenini unutamıyor. Mesela benim, zihnimin bir köşesinde bir taht vardır da öğretmenim devamlı orada oturur sanki. Her adımımda, her kararımda onun sesini duyarım adeta. Vicdanımın sesidir öğretmenimin sesi. Hata yapmaktan hep korkarım bu yüzden, hata yaparım da öğretmenim düşük not verir diye korkarım.

Her şeyi bilmesini istiyorum oğlumun. Dünyanın bütün bilgilerini. Tüm testleri çözebilmesini, bütün sınavlardan yüksek puanlar almasını. Odasının duvarlarını belgeler, diplomalar ve sertifikalarla doldurmasını. Bu çağda ancak bu şekilde adam olunur bence. Böylece insan, başı dimdik, gururla yürüyebilir başka insanların arasında. Kendisi gibi yüksek düzeyde arkadaşları olur, diplomaları olursa.

Küçüklüğünden beri kötü alışkanlıklar öğrenir diye arkadaş edinmesini engelledik oğlumun. Bundan sonra da gözümüzün önünde olması daha iyi. Bu yüzden çok yakın olmasına rağmen okula servisle gidip gelmesi en doğrusu. Hem canı sıkıldı mı odasında televizyon var, bilgisayar var. Biz modern insanlarız, çağın gereklerine uygun olan her türlü imkanı sağladık oğluma. İnsanın en güzel arkadaşı bilgidir zaten. Aklına takılan her türlü bilgiye ulaşabilmesi için bilgisayarına internette bağlı. Hele bir üniversiteyi bitirsin, o zaman kendi seviyesine uygun arkadaşlar edinir.

Öğretmenleriyle sık sık görüşmeliyim oğlumun. Hediyeler götürmeliyim, onunla daha iyi ilgilensinler diye. Oğlumla ilgilensinler, onu sınavlara iyi hazırlasınlar, başka bir şey istemem.

Dayısı bir enstrüman çalmasını öğrensin, bir sanatla içli dışlı olsun, diyor. Delirdim mi ben? Bu zamanda bu tip şeylerle vakit kaybedilir mi hiç? Sonra derslerden düşük not alsın, iyi bir liseye giremesin, nasıl bakarım insanların yüzüne ben? En iyisi daha bu seneden onu iyi bir dershaneye yazdırmak. Evet evet, bunun faydası olur da zararı olmaz. İlerde gerekirse özel dersler de aldırırım ben oğluma. Hep evde oturması onun kişiliğini olumsuz yönde etkilermiş de falan filan. Ukala herif. Sanki benden daha iyi düşünecek benim oğlumu. Bu yaşta çocuğun çiçekleri, kuşları, böcekleri incelemesi gerekirmiş. Zaten televizyonda, internette akşama kadar inceliyor, kuşların, çiçeklerin her çeşidini. Deli derler adama, karıncalarla, çekirgelerle oynarsa.

Benim biricik oğlum, her şey senin için. Unutma, emin ellerdesin.

emrah ayhan




Powered by Aykırı Edebiyat | Aykırı Edebiyat tarafından yapılmıştır.